2 Haziran 2009

Back to the Future : Christoph Daum


Fenerbahçe'de resmi olarak 2 şampiyonluk gören ama aslında 3 şampiyonluk kazanan Cristoph Daum'la yeniden birlikteyiz. Çirkin oyunlarla Denizli'de kaybettirilen şampiyonlukla birlikte ligde hep tepedeydi Daum.

Daum'un başarılı olması için fazlaca özellikleri var. Bunlardan en önemlisi yıldız futbolcuları iyi yönetebilmesi. Pierre van Hooijdonk'u istisna olarak tutuyorum. Hooijdonk Fenerbahçe'ye kadar her takımda ciddi sorun olmuş bir adamdı zira. Hooijdonk'u bir kenara bırakırsak Anelka'yı yedekte tutup, sonradan oyuna alarak verim de alabilmesi önemli bir artı. Sürekli yıldız oyuncular transfer derek bu işi politika haline getiren Fenerbahçe'nin başında da bu tip bir hoca lazım.

Daum'un aklıma gelen en büyük ikinci özelliği de kazanmak için oynaması. Deplasman olsun, iç saha maçı olsun farketmeden tıkanan maçları açmak için cesurca değişikliğe giden bir adam. Bu özelliğinden dolayı Kazım Kanat kendisine delilikle dahilik arasında gidip geldikten sonra "Dahi" lakabını uygun görmüştü.

Türkiye'yi çok seven bir Alman

Bir de Daum'um transferlerdeki başarı yüzdesiyle futbolcu gelişimine katkıları çok önemli. Transferlerinden en öne çıkanı Nobre'dir. Devre arasında alınan nadir oyuncu bir takımı şampiyonluğa götürür. O sene Nobre'nin takıma monte edilmesiyle şampiyonluk gelmişti.

Daum denilince akla 3 futbolcunun da ciddi gelişimi gelir. Bu oyuncular: Tuncay Şanlı, Mehmet Aurelio ve Ümit Özat. Tuncay zaten gelecek vadeden bir isimdi ama Trabzon'da sağ açık oynayan vasat Aurelio'yu dünya çapında kaliteye sahip bir önlibero yaparak A Milli Takım'a da hatırı sayılır bir katkı yaptı. Önlibero oynayan Ümit Özat'ı Türkiye Süper Lig'in en fazla isabetli orta yapan sol beki yaptı. Ters ayak olmasına rağmen ısrarla oynattı ve kimsenin itiraz edemediği bir sol bek kazandırdı takıma. Geçmiş yaşına rağmen Ümit Özat da ciddi bir gelişim gösterdi.

Koch'un keyifli antrenman tekniklerinden biri

Bilmiyorum Koch ile yine birlikte mi gelirler ama onun dönemindeki kondisyon artısı da ciddi etki yapıyordu maçlara. Takımın yaş ortalamasının düşük olmasıyla da alakalıydı ama bunun yanında iyi antrenman yapıldığının kanıtı sahada rahatça görülebiliyordu.

Daum ile 3 senede 2 şampiyonluğun ardından Zico ile 2 senede bir şampiyonluk bir de en önemlisi Şampiyonlar Ligi'nde gelen çeyrek finalle ciddi yükseliş vardı. Zico'nun gönderilip Aragones'in getirilişiyle tekrar geriye giden Fenerbahçe bir geleceğe dönüş kararıyla Daum'u başa getiriyor iyi bir gelecek için. Başlığı bu nedenle "Back to the Future" olarak atmak istedim. Yine geriye gittiğimiz bir dönemi yaşamayız inşallah.

Sonuç olarak hala "Keşke Zico kalsaydı" demekle beraber, başarı için alınabilecek iki hocadan (Türkiye'yi bilen Lucescu ve Daum) biri başa geçiyor. Zico'nun pas futbolu gibi bir oyun karakteristiği oturtamayan bir hoca olsa da Daum, başarılı olacaktır. Doğru seçim olarak görüyorum Daum'u...


0 Yorum...: