Şampiyonlar Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şampiyonlar Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2009

Anlatma, Maçı Sun Emre Tilev !!!


Beşiktaş 0-1 Manchester United

Türk ve Dünya Futbolu Gereksiz Bilgiler Ansiklopedisi Ertem Şener'in türevini maça vererek bu kadar insana yine eziyet ettiler. Bu eziyetçiyi de bu maça veren muhtemelen hem penaltıcı hem de golcü olan İlker Yasin.

Maçın her anında alakasız bilgiler verme kaygısı. Sürekli bir süslü laf söyleme zotunluluğu hissetme. Efendi gibi sunsa maçı, bir sorun yok ama sen Valencia'nın koridora çevirdiği kanatta İbrahim Üzülmez'in önünde "ceketini ilikleyip eğilirsen" eğilmenle beraber arkandan bu kadar insan da sana eğilir.

Maçın başında hakem hakkında aldığı notları aktarırken "Galatasaray'ın Hertha Berlin'i Hertha yendiği maçı da yönetti" demesi Ümit Özat'ı da Sparta Prag ile birlikte hatırlatıp güldürürken saçmalıklarının da başlangıcını yaptı. Top Gary Neville'e ilk geldiğinde ona "Sahanın en tecrübeli oyuncusu, 34 yaşında" dedikten 10 saniye sonra bu kez top İbrahim'e geldiğinde de "İbrahim de 35 yaşında" diyerek kendini hemen ters köşeye yatırması ise adamın ne kadar gereksiz ve ne dediğini bilmeden konuştuğunun kanıtıydı. Alex Ferguson'u çaresiz ilan etti bir de, Beşiktaş maç boyunca hiçbir şey yapmamasına rağmen. Roma'da bile onu böyle görmemiş beyefendi :)

Tüm bunların yanında bir de maç boyunca ismi Fabian olan Ernst'e sayısız defa milliyetiyle ismini karıştırıp "Alman Ernst" demesi yoruma gerek bırakmadı.

Ertem Şener, Tilev'i de al yanına ve çek git şu televizyon dünyasından lütfen !!!


19 Aralık 2008

UEFA'da Kura Günü

Şampiyonlar Ligi'nde geçen hafta gruplardaki son maçlar oynanmış ve sıralamalar belli olmuştu. UEFA gruplarındaki maçlar da tamamlandı ve şimdi kura heyecanına geldi sıra. Nyon'da TSİ 13:00'da başlayacak kurada yine bizi temsilen Can Bartu da top çekecek. Çektiği toplar ısıtılmış mı veya titreşimli mi sormak lazım kura çekimindne sonra. Bakalım yine güçlülerle güçsüzler eşleşip ilerki turların prestiji korunmaya çalışılacak mı? İddia edilen teoriler gerçekse eğer Şampiyonlar Ligi'nde 2. olan Real Madrid'in Porto veya Panathinaikos'u çekmesi gerekecek kuradan.

UEFA GRUPLARI

ŞAMPİYONLAR LİGİ GRUPLARI

UEFA Kupası gruplarında 2. olan takımlar Şampiyonlar Ligi'nin 3. sıradaki takımları ile eşleşecek. Bu durum UEFA'daki takımların en istemediği durum. Ama bakıldığı zaman da neredeyse tüm UEFA gruplarında 2.'ler 1.'lerden daha iyi. Duruma göre UEFA gruplarında 3. olanlar daha iyi kura çekecekler.

Şampiyonlar Ligi kurasında 1.'ler 2.'lerle eşleşecek. Aynı grubun ve aynı ülkenin takımları eşleşemeyecek. İlk maç grup 2.'lerinin evinde oynanacak.

UEFA Kupası kurasında ise 1.'ler 3.'lerle, 2.'lerde Şampiyonlar Ligi 3.'leriyle eşleşecek. Eşleşmelerde grup 1. ve 2.'leri ikinci maçları evinde oynama avantajına sahip olacak. Bu turda yine ülke koruması söz konusu. Aynı ülkenin takımları eşleşemeyecek ama sonraki tur için bu koruma olmayacak.

Galatasaray'ın olası rakipleri: Bordeaux, Werder Bremen, Shakhtar, Marseille, AaB, Fiorentina, Dynamo Kyiv, Zenit. İçlerinden en istenmeyecekler Fiorentina, Zenit ve Werder Bremen. "Çek bir ..." manşeti içinse GS için boşluğu dolduracak en uygun takım Aab. Diğerlerini denk güçler olarak görüyorum. Tur ortada olur kim gelirse. Kiev iklimi maç zamanı da soğuk olacağı düşünüldüğünde ki ilk maçı Galatasaray deplamanda oynayacak, bu da istenmeyen kuralar arasına sokulabilir. Fransız kültürünün ortasındaki Galatasaray için yöneticilerin istediği de iki Fransız'dan birini çekmektir herhalde.

UEFA ÜLKE PUANLARI

Ülke puanı açısından gerisinde bulunduğumuz Ukrayna'nın bir takımını artık elemek de iyi olabilir. Ciddi anlamda Ukrayna kabusu yaşıyoruz. Önce Metallist Beşiktaş'ı eledi. Galatasaray'ı yenerek üstünde 1. olarak tamamladı grubu. Dynamo Kyiv son maçta kazananın devam edeceği maçta Fenerbahçe'yi yenip eledi. Bu kurada artık bir Ukrayna takımını elemek ülke puanı için çok iyi olabilir.

11 Aralık 2008

Dinamo Kiev 1-0 Fenerbahçe | Herkes işin dalgasında !!!


Şampiyonlar Ligi'nde evimizdeki tüm maçları kazanarak ve çeyrek final oynayarak zirve yaptığımız bir sezondan sonra yönetimin yanlış transfer politikaları yüzünden futbolumuz geriye gidiyor, berbat, kişiliksiz, üretemeyen bir futbola dönüşüyor. Şampiyonlar Ligi'nde 6 maçta galibiyet alınamıyor. 2. kupaya katılma şansı da yine pozisyona gitrmeden 1-0 yenildiğimiz Dinamo Kiev maçıyla son buluyor. Resmi sitemiz her maç sonunda olduğu gibi maçın görüntülerini veriyor ve ilk fotoğraf maçtan önce Kiev esprileriyle herkesi kırıp geçiren Cem Yılmaz'ın tribünden komik bir görüntüsü. Bu ne ciddiyetsizlik anlayabilmek mümkün değil. Ağlanacak hallerine gülmeği yeğeliyorlar sanıyorum...

Maç hakkında yazılacak açıkçası hiçbir şey yok. Bu kadronun pozisyona girmesi diğer maçlarda da görüldüğü gibi mucizelere bağlı. 2 önlibero aşkı mıdır nedir, bilemediğimiz bir saplantı da var Aragones'de. Selçuk'u alıp yerine Maldonado'yu koymak insana televizyonu kapattırır. Maldonado oyuna girdikten sonra takıma hücum zenginliği katabileceğini iddia eden biri var mıdır acaba? Bazı takımlar 3 büyüklere karşı oynadığı maçlarda 1-0 yenik duruma da düşseler 10 kişi savunma yapmaya devam eder, içeri gömülürlerdi. Sebebi fark yememekti. Aragones'in de yaptığı bu mu acaba? Ne yaptığını bilmiyor, ne yapmak istediğini de kimse bilmiyor anlayamıyor.

"Takımı pas yapan takım haline getireceğim" diyor. Pas yapan takımı bozduğunun farkına varamıyor herhalde. Geçen sezon atakları seri ve bol paslarla olgunlaştıran Fenerbahçe bu sezon maçlarda ya bir defa ya da hiçbir defa bunu yapabiliyor. Kiev maçının 22. dakikasındaki paslaşmalar dışında bu oyuna rastlayamadık. Olan bir şeyi yok edip, yok ettiği şeyi İspanya ulusal takımında 4 sene oturttuğuyla övünmesi! Ve açık açık bu süreyi Fenerbahçe'den istemesi...

Aziz Yıldırım takımın en istikrarlısını Mehmet Aurelio'nun gitmesine sebep oluyor parada anlaşamayarak. Sonrasında bu olay kendisine sorulduğunda "Bir oyuncunun bonservis bedeli almadan takımdan gitmesi zarar olarak görülmez" diyebiliyor. Ama yerini doldurmak için Senna transferi düşünüldüğünde yüksek maliyetten vazgeçmesini biliyor. Peki Aurelio Betis'e giderken bonservis bedeli alınsa ve bu para Senna transferinin bir kısmını karşılasa Senna transferi pekala mümkün olmaz mıydı?..

Resmi sitesinden Aragones'ine, Aragones'inden Aziz Yıldırım'ına herkes bu taraftarla açık açık dalga geçiyor, biz de izlemeye devam ediyoruz numaralı koltuklarımızdan ve "ekranlarımızın başından"...